Uzun bir akşamın sonunda ağlayan bebeği sakinleştirmek
Akşamlar, yatıştırma yöntemlerinin sırayla denendiği saatlerdir. Sallamaya, müziğe ve dokunmaya sakin bir bakış; bir de işe yarayanı not etmek neden o on saniyeye değer.

Saat yedi buçuk, akşam yemeği pişmiş olmakla bırakılmış olmak arasında bir yerde, bebek yirmi dakikadan beri ağlıyor. Ebeveynler genellikle tam bu anda, bir elde telefon bir kolda bebek, "ağlayan bebek nasıl sakinleşir" diye aramaya başlar. Dürüst cevap şu: tek bir sihirli yöntem yok. Sık sık işe yarayan birkaç şey var, bir de kötü bir akşamda, zihniniz sustuğunda sizin bebeğinizde hangilerinin işe yaradığını bilmenin büyük değeri.
Akşam uzayınca neye sarılıyoruz
Çoğumuzun konuşulmamış bir kısa listesi oluşur. Kucağa al, biraz dolaş, emziği dene, kolu değiştir, serin olan koridora çık, şu tek şarkıyı aç. Bunu nadiren planlarız. Bir şey tutana kadar ya da ağlama kendi kendine dinene kadar sırayla deneriz; neden dindiğini de tam bilemeyiz.
Böyle sırayla denemek gayet normal. Ama yorucu, çünkü her akşam sıfırdan başlıyor.
Kulağa geldiğinden daha çok işe yarayan birkaç şey var:
- Her denediğinize biraz zaman tanıyın. Otuz saniye sallamak, ardından otuz saniye şarkı söylemek, ardından bez kontrolü bebeği sakinleştirmek yerine daha da gerebilir. Tek bir şeyi iki üç dakika istikrarlı sürdürmek genelde daha adil.
- Daha çoğunu değil, daha azını yapın. Parlak ışık, açık televizyon, akıl veren bir akraba ve ana kucağı aynı anda devredeyse, küçük bir sinir sistemi için bu çok fazla uyaran demek.
- Mümkünse devredin. Evde başka bir yetişkin varsa, el değiştirmek çoğu zaman ikinizi de sıfırlar. Bebekler gergin bir çeneyi sezmekte çok iyidir.
Hareket: sallanmak, salınmak, yürümek
Sallamak pek çok bebekte işe yarar ve abartılı olması gerekmez. Ayaklarınız yere basarken yavaşça sağa sola salınmak, koridorda yürürken hafif bir inip kalkma ya da hiç de zarif olmayan o kanepe kenarında zıplama.
En çok önemli görünen şey, ritmin istikrarlı ve oldukça yavaş olması. Hızlı, ani hareketler bebeği yatıştırmak yerine uyandırma eğiliminde. Kollarınız ağrıyorsa, bir kanguru ya da bağlama taşıyıcı yükü alabilir ve siz yürümeye devam edebilirsiniz — bebeğinizin yaşı ve kilosu için kullanım talimatlarına bakın, yüzünün görünür ve çenesinin göğsünden uzak olmasına dikkat edin.
Bazı bebekler omzunuza dayanıp dik durmaya bayılır. Bazıları ön kolunuz boyunca uzanıp göğsünün altında eliniz olunca daha iyi sakinleşir. Haftalarca işe yarayan bir pozisyonun bir gün haber vermeden işe yaramaz hale geldiğini görebilirsiniz. Bu normal; yanlış bir şey yaptığınızın işareti değil.
Müzik, mırıldanma ve diğer sesler
En çok küçümsenen şey ses. Çalma listesine ya da hoparlöre ihtiyacınız yok. Ağzınız kapalı mırıldanmak, göğsünüz bebeğe titreşecek şekilde, çoğu zaman yeterli. Sesiniz onun için zaten tanıdık.
Müzik açmak isterseniz, yavaş ve tekrar eden parçalar akıllıca seçilmişlerden daha iyi iş görür. Her akşam aynı ninni, zamanla kendi başına bir işaret olabilir: bu ses, yavaşlıyoruz demek. Evin istikrarlı sesleri de bazı bebeklere iyi gelir — aspiratör, akan bir musluk, yan odadaki çamaşır makinesi.
Sahne almıyorsunuz. Onun için fazla gürültülü hale gelmiş bir odada, sadece tanıdık ve sabit bir ses oluyorsunuz.
Birkaç pratik not: sesi yumuşak, sohbet seviyesinde tutun; hoparlörleri ve telefonları beşikten ya da uyku alanından uzakta bırakın. Kablolar, cihazlar ve serbest duran eşyalar bebeğin uyuduğu yere ait değildir.
Dokunma, sıcaklık ve ten teması
Ten tene temas sadece ilk haftaya özgü değil. Bir kat kıyafeti çıkarıp bebeği göğsünüze yaslamak ve sıcak bir yerde oturmak, başka hiçbir şeyin dokunamadığı bir akşamı yatıştırabilir.
Denemeye değer birkaç şey daha: sırtına hafifçe vurmak yerine sabit, sıcak bir el koymak; omurga boyunca yavaş bir okşama; daha loş bir odaya geçmek; kapının önüne çıkıp bir dakika serin hava almak.
"Yeter" diyen işaretlere dikkat edin. Başını çevirmek, geriye doğru kasılmak, sertleşmek, yumuşamak yerine keskinleşen bir ağlama — bunların hepsi durup daha sakin bir şey denemek ya da sadece hareketsiz tutmak gerektiği anlamına gelir. Bebeklerin ne kadar uyaran istediği kişiden kişiye çok değişir.
Hangi yöntem onu uykuya götürürse götürsün, uykunun kendisi aynı şekilde olmalı: sırtüstü, kendi düz ve sert yüzeyinde, etrafta yatak örtüsü, yastık veya yumuşak dolgu olmadan. Göğsünüzde uyuyakalan bebek, siz yatırmaya hazır olduğunuzda o yüzeye alınır. Kendinizin de uyuklama ihtimali varsa bebeği hemen kendi düz ve sert yüzeyine sırtüstü yatırın; kanepede veya koltukta bebekle birlikte uyuyakalmak güvenli değildir.
İşe yarayanı not etmek
Size sonradan geri dönen kısım burası. Bebek yattıktan sonra, mutfakta oturmaya henüz hazır olmadan dikilirken, on saniye ayırıp ne olduğunu not edin.
Kompozisyon değil. Şöyle bir şey: 19.40, ağlama, kanguru + koridorda yürüyüş, 10 dakikada sakinleşti. Ya da: müzik denendi, olmadı. Ten teması işe yaradı.
İki hafta boyunca tutulan derme çatma notlardan sonra, hafızadan asla fark edemeyeceğiniz örüntüler beliriyor. Belki zor akşamlar kısa süren öğleden sonra uykularının ardından toplanıyor. Belki sallamak sekizden önce çok iyi çalışıyor, sonra çalışmıyor. Belki hep işe yaradığını sandığınız şey on gündür hiç işe yaramamış.
Kaplu'yu yaparken de çıkış noktamız tam olarak bu küçük not tutma fikriydi.
Notlar ayrıca, ağlama uzun bir akşamdan fazlası gibi hissettirmeye başlarsa doktorunuza götürebileceğiniz somut bir şey veriyor. "Bu hafta neredeyse her gece iki saat ağladı, çoğunlukla akşam altıdaki emzirmeden sonra" demek, "çok ağlıyor" demekten çok daha faydalı.
Ne zaman birine danışmalı
Ağlama her zamankinden farklı geliyorsa, bebeğiniz çok daha az besleniyorsa, gevşek görünüyorsa ya da alışılmadık şekilde sıcak veya soğuksa, ya da içinizde bir şeylerin yolunda olmadığına dair bir his varsa aile hekiminize, ebenize ya da sağlık ocağındaki hemşirenize başvurun. Onlar bunun için varlar ve hiçbir soru küçük değil.
Tükenme noktasına gelen sizseniz — ki bu neredeyse herkesin başına bir noktada gelir — bebeği beşiğine veya karyolasına sırtüstü yatırıp odadan çıkmak ve iki dakika nefes almak her zaman güvenlidir. Sonra bunu birine yüksek sesle söyleyin: eşinize, bir arkadaşınıza, sağlık görevlinize.
Bazı akşamlar hiçbir şey işe yaramaz ve siz sadece geçene kadar dayanırsınız. Bu da bebeği yatıştırmak sayılır. Oradaydınız, sakin kaldınız ve yarın elinizde neyin yardım edip neyin etmediğine dair bir not daha olacak.



